Ninjanın intikamı (Ninja Assassin) İzledim

Ninja Assassin

Filmin girişi tıpkı call of duty oyunun başlarında ki  gibi kısa bir olay ile başlıyor.Varlığı bile kabul edilmeyen,ozunu klanı tarafından yetiştirilen raizonun hikayesini konu almaktadır.Ozunu klanı sokaktan topladığı çocukları,birer ölüm makinası gibi yetiştirmektedir.Arkadaşının klan tarafından acımasızca öldürülmesinden dolayı  klana isyan eder…Filmi anlatmaya gelmedim filmi izleyin :D

Film hakkında düşüncelerim.
Benim tüm arkadaşlarım şunu iyi bilirler ki nerde kanlı bir film var ben oradayım.Normal kan değil böyle herhangi kesici aleti vurdu zaman özellikle boyuna  kanın fışkırması lazım :D Ne zamandır bu filmi bekliyordum ; Ancak burada gerçekten  kan fışkırmaları acayip derecede abartılmış…Tamam kılıçları çok keskin ama bir insandan o kadar kan fışkırmaz :) Kan rengi çok mat ve donuk geldi bana tıpkı salça gibi…Filmde sonunda o kadar amötorce bir hata yapılmış ki :) Usta ozunun gözü yaralıydı ama  son sahnede anlık bir yerde sapasağlam olarak gözüküyor :) Filmde mükemmel efektler varken bu efektlerin üzerine gidilmemiş.Mesala 300 spartalıda kral savaşırken böyle bir ağır çekimle birlikte müzik giriyodu :) Burda daha  gerçekçi vuruşlar ,kılıç fırlatmaları felan varken sadece ağır çekim efekti kullanılmış.Filmi divx kalitede izlememe rağmen  film sanki  90-95 yıllarında ki jacki chan in filmlerinin kalitesinde olmuş.Bir matrix bile bu filmden daha kaliteli çekime sahipti.Işıklandırmada problem var :)

Genel olarak film izlenir hatta sürükleyicide ve tavsiye ederim.
İzlediğim Filmler

Bu yazı sinema kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Ninjanın intikamı (Ninja Assassin) İzledim için 2 cevap

  1. aykut der ki:

    merhaba

    KİTAP OKUYOR MUSUN?
    Amerika da Afrika kökenli KÖLELERİN okuma yazma öğrenmeye cesaret ettiklerinde nasıl acımasızca cezalandırılıyorlardı.
    Komünist manifesto
    Karl marx : ücret, emek ve sermaye
    (not: internette Marksist archive’de Türkçe bölümünden bulunabilir)

    FRİEDRİCH ENGELS DİYOR Kİ:
    Materyalist anlayışa göre, tarihte, egemen etken, sonunda, maddi yaşamın üretimi ve yeniden –üretimidir. Ama bu üretim, ikili bir özlüğe sahiptir. Bir yandan, yaşam araçlarının, beslenmeye, giyinmeye, barınmaya yarayan nesnelerin ve bunların gerektirdiği aletlerin üretimi; öbür yandan bizzat türün üremesi.

    H. LEFEBVRE DİYOR Kİ:
    Bütün sıradanlığı içinde gündelik hayat, tekrarlardan oluşur; İşteki ve iş dışındaki tavırlar, mekanik hareketler (ellerin ve vücudun hareketleri, aynı zamanda parçaların ve tertibatların hareketleri, rotasyon veya gidiş-gelişler), saatler, günler, haftalar, aylar, yıllar, çizgiler tekrarlar ve döngüsel tekrarlar, doğal zaman ve akılcı zaman, vs.

    KAPİTALİZM İNSANI, BİLİNCİNİ, DUYULARINI MANİPLE EDER, BAZEN DE FELCE UĞRATIR.
    Olaylar, olgular arasındaki bağıntıyı yok eder. Bireyin gündelik etkinliğinin toplumsal / sınıfsal ilişkilerden ayrı düşünülemeyeceği göz önüne alınarak insan pratiğinin değerlendirilmesi daha nesnel çözümlemeleri sağlayacaktır.

    İşçi sadece emek ürününe yabancılaşmaz; üretim sürecine, üretim araçlarına ve kendi eylemine de yabancılaşır.

    GÜNDELİK HAYATI ANLAMAK, ONU DEĞİŞTİRMEK İÇİN ZORUNLUDUR.

    Antropolog Asch da Birleşik Amerika’nın güneyinde yaşayan bir kabilenin, HOPİLER kabilesinin görenek ve sistemlerini incelemiştir.
    Bu kabilede, bizim toplumumuzun aksine bireysel rekabet ahlaki açıdan kınanmaktadır.
    HOPİ ÇOCUKLARI oyun oynadıkları veya spor yaptıkları zaman hiç puan saymamakta ve kimin kazandığını belirlememektedir.

  2. tyler78 der ki:

    Çoktan izlemişsindir zaten ama kan istiyorsan Kill Bill filmlerini izlemelisin. İnsandan kanın fışkırması bu kadar abartılır. :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>